ELEŞTİRİ: GERÇEĞİ YANSITAN AYNA MI, KIRIK CAM MI?
İnsan En Çok Kendi Gölgesini Başkasında Eleştirir
“İnsan en çok kendi gölgesini başkasında eleştirir.”
Jung’a göre “gölge”; kişinin kendinde görmek istemediği, bastırdığı ya da kabul etmekte zorlandığı yönleridir. İnsanlar çoğu zaman bu yönleri fark etmek yerine başkalarına yansıtır (projection).
Eleştiri Bazen Bir Aynadır
Fakat her ayna gerçeği göstermez. Bazıları sadece kırık bir camdır. Kimi aynalar olanı olduğundan büyük, kimi aynalar olduğundan küçük gösterir. Bazı aynalar ise olanı olduğu gibi yansıtır.
Bu yüzden eleştiriyi kabulde asıl mesele, karşımıza çıkan aynalar arasından gerçeği yansıtıtanı fark edebilmektir. Bu da ancak
"Gerçek Kendiliği Bilmekle" gelen bir bilgelik hâlidir.
Kendine Ulaşmanın Huzuru
Kendine ulaşmak; kendi sınırlarını bilmek, kendi varlığının kalp kapısından kimleri içeri alabileceğini bilmenin huzurunu da getirir insana. Kalbini kimlerin sözünün tesirine açacağının eminliğini de... Kişi kendi kıymetini bilmeye başladığında nerede "evet", nerede "hayır" diyeceğini de öğrenir. Bunu öğrenen insanın zihni sükunet bulur; kaos yerine düzenden beslenir.
Ünlü filozof Kierkegaard'ın
"Tanrı benimle ne kastetmiş olabilir?" sorusunu kendine yöneltebilen bir ruh, potansiyeline giden yolun başlangıcına adım atmış demektir.
İçsel Kaynaklar ve Bilinç
Kendini görebilen, kendi gerçekliğini kavrayabilen, bir hazine gibi içinde bulunan içsel kaynaklarını keşfedebilen bir insan; kendi hayatını ötekilerin kendi füzyonlarının eline bırakmayacak ve yapıcı eleştiri ile kendini geliştirici kaynakları bulabilecek kadar talihlidir. Ve hatta bunu ayırt edebilecek kadar bilinçlidir.
Böylece ötekine alan açılır. Kendini bilmeyen ötekine temas edemez. Klinik Psikolog ve Yazar Şule Öncü'nün şu sözü gerçeği incelikle ifade eder: "İnsan bilmeye kendinden, sevmeye ötekinden başlar."
Ruh Ülkesinde Kimin Sözü Geçiyor?
Kişi kendini nasıl biliyorsa ötekini de öyle bilir. Bu yüzden eleştiri de övgü de kimden geliyor, özenle hissedilmeli. Ona göre içselleştirilmeli ya da bırakılmalı.
Fakat çoğu zaman kendimize yabancı olduğumuzdan, ruh ülkemizde hep ötekilerin sözü geçer.
Peki "Sen", bu yazıyı okuyan "Öteki": Kendi gerçekliğinle ilgili bir fikrin var mı?
